Uykuyla ilgili yapılan bütün sohbetlerde öncelikle çocukların kaç saat uyuması gerektiği konuşulur. Aslında ne kadar uyudukları kadar önemli olan bir diğer şey de ne zaman uyudukları. Uykunun Döngüleri  yazımızda uykunun birçok bileşeninin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve uykunun pasif bir süreçten çok aktif olduğunu vurgulayıp bunların önemine dikkat çekmiştik. Bu bilgilere, çocukların biyolojik ritimleriyle ilgili bilgileri de eklersek, erken yatan çocukların daha sağlıklı ve mutlu olacakları, su götürmez bir gerçek!

Yapılan birçok araştırma gösteriyor ki erken uyuyan çocukların fiziksel ve duygusal gelişimleri daha iyi olur. Çünkü daha erken uyuduğu için derin uyku evresi de uzar. Bu evrede vücudun dinlendiğini, kendisini onardığını ve organizmaların yenilendiğini hatırlatmak isterim. Dolayısıyla büyüme süreci de daha sağlıklı olur.

2016’da 18 aydan büyük bebeklerle yapılan bir araştırmada geç yatan çocukların motor ve dil gelişimi ve dikkat eksikliği açısından daha riskli durumda olduğunu tespit edilmiş. Journal of Pediatrics’de yayınlanan bir başka çalışmada ise, 7-11 yaş arası çocuklarda düzenli uyku ve duygusal stabilite arasında doğrudan bir ilişki buldu. Geç yatma zamanı, okul çağındaki çocuğunuzun enerjisini, konsantrasyonun, hafızasını ve bunun sonucunda okuldaki performansını olumsuz etkileyebilir.

“Çocuğumu erken yatırırsam erken uyanır, o zaman da uykusunu alamaz” diye düşünen anne ve babalarımız varsa yanılıyorlar. Çocuğunuzun daha sağlıklı bir şekilde uykusunu almasını; uyku saatini geciktirerek değil, her gün aynı saatlerde uyumasını sağlayarak yapmalısınız. Böylece daha kaliteli, daha uzun süreli ve kesintisiz bir şekilde uyurlar.

Şimdi uygulamaya geçtiniz diyelim. Çocukların uyku vakitlerinde yatağa gitme konusundaki direnişlerinin birçok anne ve baba için zorlayıcı olduğunu biliyorum. Özellikle 2-6 yaş arasındaki çocuklar yatağa gitmemek için türlü türlü bahaneler uydururlar. “Anneciğim biraz daha televizyon seyredeyim, baba bir masal daha anlat, tuvalete gideceğim, susadım, ben burada uyuyacağım” gibi sonu gelmez cümleler… 😊 O halde yapmamız gereken şey; erken yatma ile ilgili kurallar belirlememiz ve bu kuralları istikrarlı bir şekilde sürdürmemiz… Çözümün ilk yarısı bu kuralları koymaksa diğer yarısı da bunları sürdürebilmek. İşin en zor kısmı da o noktada başlıyor

Çocuklarınızın size sundukları “biraz daha televizyon” ise özellikle kaçınmanız gereken bir yerde duruyor. Bilgisayar, televizyon veya tablet-telefon gibi akıllı cihazlardan yayılan ışıklar, beyinde “gündüz henüz bitmedi” algısını yaratarak uyku saatini tekrar programlıyor. Böylece geç saatlere kadar uykusuzluk başlıyor. Televizyon izledikten sonra uyutmak yerine öykü ya da masal okuduktan sonra uyutursanız, uykuya geçiş sürecini daha sağlıklı bir hale getirmiş olursunuz.

Uyku saatini erkene alma sürecini, bu saati her gün 10 veya 20 dakikalık sürelerle geriye çekerek yapabilirsiniz. Bir haftanın sonunda bu kadar kısa bir sürenin bile, hem bebeğiniz hem sizin için, ne kadar büyük değişiklikler yarattığını göreceksiniz. Bu şekilde uyku saatini değiştirmek uzun süre alacağı için daha hızlı çözüm için çocuğunuzu uyuması gereken saatte yatırıp, ilk günlerde uyuyamayacağını kabul ederek sakin bir şekilde bu süreci geçirebilirsiniz. Her iki alternatifin de zorlayacağı noktalar var. Ama kesinlikle denemeye değer! 😊