Her kültürün, her konuda geçmişinden gelen inanışları ve doğruları vardır. Ülkemizde de annelerimiz, kayın validelerimiz, ailenin büyük anneleri, özellikle de deneyimsiz olduğumuz ilk doğumların ardından, kendilerinin duyduğu ve uyguladığı bilgileri biz yeni annelere aktarırlar.

Dünyaya yeni gelmiş bebekleri anlayabilmemizi ve onlarla nasıl iletişim kuracağımızı, bununla ilgili onlarca deneyimi olan ve bu deneyimlerini bizlere aktaran büyüklerimiz sayesinde daha kolay öğreniriz ama öte yandan nesilden nesile aktarılan birçok yanlış bilgiyi de öğrenip uygulamaya alırız. Neyse ki artık ülkemizde ve dünyada bebeklerin günlük hayat akışı ile ilgili konular bilimsel açıdan inceleniyor ve doğrular ortaya çıkıyor.

Anne-babaların en çok zorlandıkları, dolayısıyla ‘doğru bilinen yanlışların’ en fazla olduğu konu da bebek uykusu ile ilgili olanlar. Bu yazımda sizlere en sık karşılaşılanlardan bahsedeceğim.

Bebekler gibi mışıl mışıl uyumak: Bu cümle bebeğin derin ve uyanmadan uyumasını temsil eder. Halbuki bebekler de bütün insanlar gibi geceleri yarı uyanıklık yaşarlar. Uyku, uyku döngülerinden oluşur. Uyku döngüleri yetişkinlerde 90-110 dakika, bebeklerde 45-50 dakikadır. Geceleri bu uyku döngüleri arasında herkes yarı uyanıklık yaşar. Yarı uyanıklık sırasında, üşüme, tuvalet ihtiyacı, terleme, ağrı, acıkma gibi ihtiyaçların farkına varırız. Eğer herhangi bir ihtiyacımız yoksa kendi başımıza uykuya dalmayı bildiğimiz için, arkamızı döner uyumaya devam ederiz. Sabah kalktığımızda da gece süresince yaşadığımız iki-üç yarı uyanıklık halini hatırlamayız bile. Bebekler de aynı şekilde yarı uyanıklık durumunu yaşarlar ama onlar uyku döngülerinin süresi daha kısa olduğu için, daha çok yarı uyanıklık yaşarlar. Kendi başlarına uykuya dalmayı öğrenmişlerse, onlar da uykuya kaldıkları yerden devam ederler. Eğer  sallayarak, emerek, kucakta, anne yanında uykuya dalıyorlarsa, yaşadıkları yarı uyanıklık durumunda uykuya dalabilmek için aynı davranışları isterler. Uyumak bir ihtiyaçtır ama uykuya kendi başına dalmak öğrenilen bir davranış biçimidir.

Gündüz uyutma gece uyut veya gündüz yeterince yorarsan gece uyur: Ah keşke bu doğru olsaydı da bütün anneler ve bebekleri geceleri deliksiz uyuyor olsalardı. Yorgunluk böbrek üstü bezlerinin kortizol adı verilen bir stres hormonu salgılamasına sebep olur. Bu stres hormonu adrenalin gibi etki yapan bir stres hormonudur. Bu hormonun etkisinde olan bebekler ve çocuklar gece uykusuna geçmekte sıkıntı duydukları gibi, geceleri de derin uykuya geçemezler ve yarı uyanıklık durumları daha sık ve uzun süreli olur. Aslında geceleri cin gibi uyanan bebekler aşırı yorgunluğa bağlı olarak uyanırlar. Bu bebekler olabildiğince gündüzleri uyumaları gerektiği zamanda, uyumaları gerektiği sürede uyutulmalıdır.

Gürültüye alışsın diye televizyon karşısında uyusun: Bebekler yeni doğduklarında uykularının yarısını hafif uykuda geçirirler. Uyku süresinin uzun ve uykusunun kaliteli olması için derin uykuda geçirmesi gereken sürenin desteklenmesi gerekir. Bu nedenle uyku döngüleri oturuncaya kadar, başka bir deyişler beş-altı aylık oluncaya kadar, ev içinde bile oluşabilecek yüksek ve ani seslerin en aza indirilmesi gerekir. Ani ses değişikliklerini emen, beyaz sesi veren aletler vardır. Bu aletin yaptığı; diğer sesleri emerek sürekli aynı yükseklikte bir ses ortamı sağlamasıdır. Beyaz ses aletinin işlevini fön makinası, elektrik süpürgesi gibi ev içinde kullanılan aletler de alabilir ama artık günümüzde bu sesleri çıkaran mobil aletlere yüklenebilen uygulamalar vardır. Uyku döngüleri oturduktan sonra da ev içindeki yaşam gürültüsü, gürültüye alışması için yeterlidir.

Acıktığı için ağlayarak uyanıyordur: Ağlama uykuya geçişin safhalarından biridir. Geceleri yarı uyanıklık yaşadıkları zamanlarda bebekler, tekrar uykuya geçebilmek için uykuya geçişin ilk safhası olan ağlamayı kısa süreliğine gerçekleştirebilirler. Ağlama, özellikle bebeğin ilk yıllarında, annede ‘aç mı?’ sorunu akla getirir. Uyku için ağlayabileceği kimsenin aklına gelmez. Altıncı aydan sonra bebeğin her uyanmasında emzirerek uykuya geri dönmesi sağlandığında, bebek bir müddet sonra alışkanlıktan dolayı, aynı saatlerde uyanır ve beslenir çünkü vücudu acıkması gerektiğini öğrenmiştir. Bu alışkanlık oluştuğunda da, bu sefer acıktığı için uyanıp ağlamaya başlar ama bu ihtiyaçtan olan bir beslenme değil, alışkanlıktan dolayı bir beslenme olduğu için bu alışkanlığın ortadan kaldırılması gerekir. Özellikle çocuk doktoru gece beslenmesine ihtiyacı yoktur diyorsa o zaman artık gece beslenmesini kesmenin zamanı gelmiştir.