Anne babaların duyunca inanamadıkları iki şey var: birincisi 6 aydan büyük bebeklerin geceleri kesintisiz 11 saat uyuyabilecekleri, ikincisi anne-bebek arasındaki sevgi bağını etkilemeden , annelerin değimiyle ağlatmadan, kendi kendine uyumayı öğretmek. Birincisinin mümkünlüğüne ancak yaşayınca ikna olan ebeveynlerimiz ikincisine büyük bir mutluluk ve heyecanla yaklaşıp “olabilir mi acaba?” diye yaklaşıyor. Cevap veriyorum: Evet, ikisi de oluyor!

Diyelim bebeğinizin kendi kendine uyuması gerektiğini; bunun hem onun için hem de sizin için çok iyi olacağını biliyorsunuz. Artık bebeğinizde uyku alışkanlığı haline gelmiş şeyleri bırakmaya da başladınız. Emzirirken uyutmak, sallamak ya da onda alışkanlık olmuş başka şeyler gibi…  Aynı zamanda bebeğinizi eskisi gibi kucağınızda uyutmak veya uyuması için yatağının yanında beklemek istemiyorsunuz; yatağa koyup “İyi geceler annecim” deyince uyumasını istiyorsunuz. Ama siz arkanızı döner dönmez ve hatta onu yatağa koyar koymaz, o huzurlu ortam birdenbire ağlama sesleriyle doluyor. E bebeği o halde bırakıp çıkmaya ve hatta ağlarken tepkisiz bir halde yanında oturmaya da hiçbir annenin yüreği dayanmaz. Zaten böyle bir durum, bebek ve anne arasındaki sevgi ve güven bağına da zarar verir. Bunun aksine bebeğin ağlamasının altında yatan nedenlere bakıp, onun hissettiklerini anlayıp buna göre hareket etmek çok sağlıklı olacaktır.

Bebekler duygularını ancak ağlama yoluyla ifade edebilirler. Aç olduğunun, altının değiştirilmesi gerektiğinin, üzgün olduğunun sinyallerini hep ağlayarak verirler. Bebeğinizi artık eski uyku alışkanlıklarından çıkarıp daha sağlıklı uyku süreçlerine geçmeye başladığınız zaman, buna ilk tepkisi de muhtemelen ağlamak olacaktır. Çünkü artık her zamanki alışkanlıkları olmayacak ve ağlamaları da “anne neden beni eskisi gibi uyutmuyorsun” anlamına gelen endişe ağlamaları olacaktır. Bu çok normal. Biz yetişkinler de, hep yaptığımız bir alışkanlığımız değiştirilse, aynı tepkileri verebiliriz. Bu noktada yapmanız gereken tek şey bebeğinizin endişesini atlatmasına yardımcı olmak ve onu sakinleştirmektir. Yeni uyku alışkanlığını edinmesi için onu ağlarken odada yalnız bırakmak yerine kucağınıza alıp herhangi bir sorun olmadığını ona hissettirmelisiniz. “Ben buradayım. Bu yaşadığın yeni bir deneyim. Ben hep senin yanındayım ve seni seviyorum.” duygusuyla sakinleşecektir. Bebeğinizi sakinleştirdikten sonra tekrar yatağına koyup kendi kendine uyumasını beklemelisiniz. Yeniden ağlarsa tekrar kucağınıza alarak ya da ona dokunarak, yatağın içinde ona sarılarak bu güveni ona vermelisiniz. Zaman içinde bebeğiniz herhangi bir problem olmadığını ve bundan sonra böyle olması gerektiğini kolaylıkla anlayacaktır. Bu süreçte değişime verdiği tepki her gün azalmalı ve iki hafta gibi bir sürede tamamen ortadan kalkmalıdır. Eğer tepkisi sürekli oluyor ve hiç değişmiyorsa, bir yerde sorun var demektir. Bu sürecin nasıl geçeceğini anlatmak kolay ama yaşamak zordur. Öte yandan çok minik değişikliklerle ilerlemek de bir başka alternatiftir ama bunun için bebeğe özel planlama yapmak gerekir. Ne yazık ki, sosyal medyada kulaktan dolma bilgilerle bu minik değişikliklerin nasıl yapılacağını anlattığını zanneden ve hatta buna metot adını koyan kişiler türemiştir. Unutmayın her bebeğin değişime tepkisi, tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi, farklıdır. Bu nedenle planlama adımları da farklılık gösterir ve kişiye özel yapılır.

Uykuya dalışta bebeğin gösterdiği tepki sadece değişime gösterdiği tepki olmayabilir. Peki uykuya dalarken yaşadığı sürecin farklı sebeplerden dolayı olumsuz etkilenmemesini nasıl sağlarsınız? İşte size birkaç ipucu:

  • Bebeğiniz gündüz uykularını düzenli bir şekilde uyumalı. Unutmayın, gündüz uykusu gece uykusunu da etkiler.
  • Bebeğinizi daha geç saatlerde uyutursanız sabahları da daha geç uyanacağı yanılgısına düşmeyin. Ne kadar yorgun olursak o kadar zor uyuduğumuzu unutmayın. Eğer bebeğiniz çok geç saatlerde yatıyorsa; saat geçişlerini yavaş yavaş, her gün yatış saatini 20 dakika erkene alarak yapabilirsiniz.
  • Bebeğinize uyku vaktinin geldiğini belli eden rutinler(kitap, banyo, ışıkların karatılması) ya da “şşşş” sesi işinizi kolaylaştıracaktır.
  • Bebeğiniz uyuduktan sonra çıkardığı her ağlama sesine, “Uyandı!” diye düşünüp odasına gitmeyin. Gerçekten uyanıp uyanmadığını anlamak için kapısının önünde sessizce bir dakika bekleyin. Böylece gerçekten uyuyorsa onu rahatsız etmiş olmayacaksınız.