Çalışan Anne-Baba Çocukları ve Uyku Düzeni

Malum günümüz şartlarında çoğu ailede her iki ebeveyn de çalışıyor. Durum böyle olunca da gözlerinden sakındıkları minicik bebeklerini/çocuklarını maddi duruma bağlı olarak ya bakıcı ablalara, teyzelere ya da aile büyüklerine veya da erken yaşta kreşe vermek zorunda kalıyorlar.

Peki çalışan anne babanın eve geliş saatinin çocuklarının uyku düzeni üzerindeki etkisi ne oluyor?

İsterseniz şurdan başlayalım, işten geldiğiniz zaman evde uykusuzluğu başına vurmuş, ağlayan ve sizin geldiğinizi bırakın farketmeyi tek yaptığı çığlık atmak, ağlamak olan huzursuz bir çocuk var karşımızda.  Ne yapsanız bir türlü mutlu edip güldüremediğiniz bir tanecik çocuğunuz. Bütün gün yorgun olan ve eve gelip çocuğu ile mutlu mesut zaman geçirmeyi hayal eden biz ebeveynler ise bu durum karşısında çaresizlik içinde kalarak neden böyle olduğunu anlamaya, bu huzursuzluğu çeşitli nedenlere bağlamaya çalışıyoruz. ‘’Kesin ben çalışıyorum tüm gün görmüyor diye böyle , dur biraz daha yemek yedireyim aç olabilir, dur biraz daha süt vereyim” Oradan başka bir ses “Temiz havaya çıkaralım” diyor, başka ses “Haydi çizgi film,televizyon açalım sakinleşir belki” vs.  Uzayıp giden bebeği sakinleştirmek için aklına gelen bu kocaman listeden çeşitli maddeler deniyorsunuz ama uyutmak aklınıza gelmiyor çünkü sizin için akşam yeni başlıyor. Ne denediyseniz sakinleşmedi hala çok huzursuz ve sinirli. Neden? Çok basit, çünkü uyku saati geçirildi ve uyku başına vurdu. Ortalama ayına, yaşına göre ayakta kalma süresini çok aştı. Sırf anne baba 5 dakika bile olsa uyku öncesi görebilsin öpüp koklayabilsin, iletişim kurabilsin aralarındaki bağı geliştirebilsin diye… Peki ne oldu? Anne de baba da mutsuz oldu çocuklarını her gün böyle gördükleri için, çocuksa zaten uyku başına vurmuş mutsuz ağlıyor. Siz hangisini tercih edersiniz? Sırf görebilesiniz diye ayakta tutulan çocuğunuzu ağlasa, mutsuz, huzursuz bile olsa 5 dakika görebilmeyi mi yoksa göremeyecek olsanız bile çocuğunuzun huzurla mutlulukla uyuduğu bir eve gelmeyi mi? Bu noktada kararı hep ailelere bırakırız ancak şunu da ekleriz ki uyku saati geçirilen çocuk hem huzursuz olacak, hem gece uyanmaları artacak hem de sabah erken uyanarak yeni güne yine huzursuz ve dinlenemeden uyanacak , bu geç uyutmaların negatif etkisi hep sonraki günlere sarkacaktır.

Biz uyku koçları olarak danışmanlık görüşmelerimizde kişiye özel  önerilerde bulunuruz. Türkiye’deki, özellikle özel sektörde çalışan ailelerin eve geliş süreleri  geç olduğu için uyku güncesi incelemelerimizde gördüğümüz ortak nokta çocuklarını 23:00 ve sonrası yatırmalarıdır. Çocukların biyolojik saatleri biz yetişkinlerden farklıdır ve uykuya yatış saatleri ayına/yaşına göre ortalama 19:00 – en geç 21:00 arasında olmalıdır. Elbette ki çocuğun aile ile kaliteli ve güzel vakit geçirmesi çok önemlidir ancak bu noktada karar vermeniz gereken nokta şudur , ben çocuğum ile vakit geçireyim de,  o uykusuz olsa da önemli değil, beni görmesi uykusundan çok daha önemli mi? Yoksa ben bazı günler çocuğumu akşamları görmemeyi göze alırım yeter ki o huzurlu mutlu bir şekilde uyusun , büyüsün mü ? Karar sizin….